Giriş Pozisyonlarında Yapılması Gereken 3 Kritik Dokunuş

Giriş Pozisyonlarında Yapılması Gereken 3 Kritik Dokunuş

01/04/2019 | Emre Başkan
Tahmini Okunma Süresi: | Kelime

Bir önceki yazımızda organizasyon piramitlerinin en alt kademelerinden gelen kritik sinyallere dikkat çekmeye çalışmıştık. Türkiye’nin en kapsamlı konfor alanı araştırmasından edindiğimiz veriler ışığında kurumsal hayata giriş pozisyonlarının, organizasyon yapılarında en büyük kaygı alanına sahip olduğunu belirtmiş ve bunun sebep olabileceği potansiyel riskleri ortaya koymuştuk. 

Temel olarak da, söz konusu kitlenin ana motivasyonları ışığında kendilerini gerçekleştiremediklerine inandıkları bir iş ortamını sadece finansal havuçlarla terk edebileceğini paylaşmıştık. (Konfor Alanı fazlarının iş hayatına nasıl etki ettiğini istatistiksel verilerle detaylı bir şekilde incelemek isterseniz “Harekete Geçen Bir Kurum Yaratmak” başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.)

Bu yazımızda bunun gibi riskleri bertaraf edebilmek için neler yapılabileceğini yine yaklaşık 1.500 katılımcıyla yaptığımız araştırmamızdan destek alarak 3 ana başlık altında sizlerle paylaşmayı amaçlıyoruz.

Kendilerini Gerçekleştirebilecekleri Bir İş Ortamı Yaratın

Elimizdeki detaylı verileri okuduğumuzda, bu kitlenin ana motivasyonunun “başarılı hissetmek” olduğunu görüyoruz. Bu nedenle tüm iş süreçlerinin ve kurgulanan deneyimin özenle oluşturulması gerektiğini söyleyebiliriz. İş hayatına yeni giriş yapan bu kitlenin küçük hedefler üzerinden kurgulanmış bir gelişim planı ışığında ilerlemelerinin önem arz ettiğini düşünüyoruz. Ayrıca, oryantasyon ve onboarding süreçlerinin de kendilerini gerçekleştirme yolunda kimlerden, hangi konularda destek isteyebileceklerini öngörebilecekleri şekilde tasarlanması gerektiğini belirtmek isteriz.

Onları Sistematik Biçimde Cesaretlendirin

Araştırmamızın bir diğer önemli çıktısı da, söz konusu hedef kitlenin “cesaretlendirilmeye” ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Hayatlarında yepyeni bir evreye adım atan bu kişilerin, yöneticileri ve çalışma arkadaşları tarafından belli bir sistem ile daha iyiye ulaşma yönünde desteklenmeleri, iş hayatına daha kolay uyum sağlamaları yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Öyle ki, bu kitle firmalarının onları daha iyiye gitme yönünde cesaretlendirdiğine göreceli olarak en az inanan gruba karşılık geliyor. Liderlerinin, onların gelişimi yolunda tüm kaynakları kullanması konusundaki inançlarında da durumun benzer olduğunu belirtmek isteriz. Ayrıca, kurumsal hayata alışma sürecinde sundukları yeni fikirlerin hayata geçme aşamasında tecrübeli çalışanların süreci takip etmelerine ve onları desteklemelerine ihtiyaç duyduklarını da söyleyebiliriz.

Açık İletişimi Benimseyin

Gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan, organizasyonların tabanını oluşturan bu kitlenin etraflarında olup bitenleri diğer pozisyonlar kadar kolay ve iyi içselleştiremediklerini görebiliyoruz. Bir örnek vermek gerekirse; bir gün önlerine “çok acil” olarak gelen bir iş kalemi, iki gün sonra gündeme gelen “çok acil” başka bir konu ile rafa kaldırılabiliyor. Bu nedenle söz konusu kitle kendilerini genellikleuygulayıcı olarak görüyor ve tam olarak büyük grubun parçası olarak hissedemeyebiliyor.

Bu noktada üst pozisyonlardaki kişilerin, hedef kitlenin hayatındaki tüm gelişmeleri “neden”lerle paylaşmalarının bu süreci doğru yönetmek adına kritik öneme sahip olduğunu belirtmek isteriz. Bu şekilde, bu grubun süreçleri ve hayatlarındaki değişiklikleri anlamlandırabilmelerine ve iş süreçlerini içselleştirmelerine destek olunabilir. 

Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz çalışmamız bizlere belli ipuçları sunsa bile her firmadaki problemlerin ve olası çözümlerin farklı olacağında herkesin hemfikir olduğuna inanıyoruz. Yine de değişmeyen bir gerçek var:Piramidin tabanını oluşturan bu geniş kitle çok büyük öneme sahip. Zira söz konusu hedef kitledeki çalışanlar;

  • Organizasyon piramidinin en alt tabakasına karşılık geldiklerinden diğer pozisyonlara göre oldukça kalabalıklar. Bu kitlenin doğru anlaşılması tüm firmanın harekete geçiş sürecinin doğru tasarlanması açısından kritik.
  • Yönetim tarafından alınan stratejik kararların uygulamasından sorumlular. Bu nedenle, söz konusu grubun süreçleri veya stratejik unsurları içselleştirebilmesi fikirlerin hayata geçiş sürecindeki kaliteyi artırıyor. 
  • Firmanın geleceğini temsil ediyorlar. Doğru bir deneyim tasarlamak ve ihtiyaçları doğru anlayıp üzerine eğilmek, geleceğin karar vericilerinin gelişimi açısından büyük önem arz ediyor.

Sonuç olarak harekete geçen kurumlar yaratma yolunda firmanızın organizasyonundaki her kademe ayrı öneme sahip olsa da, fikirleri uygulayan ve geleceği temsil eden taban gruba özel ilgi gösterilmesinde büyük fayda var. 

Emre Başkan

Bu makale 27.03.2019 tarihinde Harvard Business Review Türkiye'de yayımlanmıştır. Orijinal makale için tıklayabilirsiniz.