Doğada Olmak Dikkat Oranlarımızı ve Üretkenliğimizi Artırıyor

Doğada Olmak Dikkat Oranlarımızı ve Üretkenliğimizi Artırıyor

19/11/2015 | Azor Brand & People Solutions
Tahmini Okunma Süresi: | Kelime

Birçoğumuz şehir merkezlerinde çalışıyoruz. Yaptığımız işler ise multitasking (çok görevli iş yönetimi) gerektiriyor. Mevcut işlerimizi yürütürken, farklı görevler arasında geçiş yapmak ciddi anlamda dikkat gerektiriyor.

Ancak, şunu unutmayalım ki dikkat insan dünyasındaki en kısıtlı kaynaklardan. Gün içerisinde giyeceği kıyafetten, eve dönerken izleyeceği yola, bir şey not alırken kullanacağı kalemden, yiyeceği yemeğe kadar birçok karar veren insan beyni dikkat rezervlerini kısa zamanda tüketebiliyor.

Melbourne Üniversitesi araştırmacılarından Kate Lee, Kathryn Williams, Leisa Sargent, Nicholas Williams ve Katherine Johnson bu konuda farklı bir çalışma yaptılar ve tabiatın boşalan dikkat rezervlerimizi hızlı şekilde doldurabildiğine dair saptamalar yaptılar.

Araştırmaya göre insanlar tabiata baktıklarında dikkat oranları/rezervleri artırıyor. Hatta Lee ve arkadaşları, doğada 40 saniye kadar kısa bir süre geçirilmesinin odaklanma performansımızı arttırdığını ortaya koyuyor. Lee bunun nedeninin çok açık olduğunu söylüyor: tabiatın inanılmaz bir güzelliğe sahip ve insan için çok önemli. Doğa o kadar güzel ki, insan özel bir dikkat harcamadan oraya odaklanabiliyor. Bu şekilde, dikkat rezervlerini harcamıyor, aksine rahatlayarak bu rezervleri doldurabiliyor. Bu da yaptığımız işlerdeki hata oranlarımızı düşürüyor, üretkenliğimizi artırıyor.

Kısaca, iş arasında bir parkta kısa bir yürüyüş, kahvenizi yudumlarken bulabilirseniz etrafınızdaki doğaya bakabilmeniz gün içerisindeki performansınızı artırabiliyor.

 

Kaynak: Gazing at Nature Makes You More Productive: An Interview with Kate Lee